Download ulusal_muzik_sem_1 PDF

Titleulusal_muzik_sem_1
File Size6.3 MB
Total Pages298
Table of Contents
                            0-KAPAK.pdf
BLanPg.pdf
1-2-PrefacOnsoz.pdf
2.2-conts.pdf
BLanPg.pdf
Aciksoz.pdf
Aksu.pdf
Aldemir-2.pdf
Arapgirlioglu.pdf
Atalay.pdf
Baydar.pdf
Besevli.pdf
Bora.pdf
Bozkir.pdf
Erkin_.pdf
Kaleli.pdf
Karahan.pdf
Karatas.pdf
Kurtuldu.pdf
Oulkeroglou.pdf
Ozler.pdf
ozmentes.pdf
Pasaoglu.pdf
Sager.pdf
Susanni-2.pdf
Taranc2.pdf
Turkmen.pdf
UMUZDAs.pdf
Vicente.pdf
Yener.pdf
Yore.pdf
ersanciftci_kayhankurtuldu.pdf
BLanPg.pdf
Z-ArkaKpk.pdf
                        
Document Text Contents
Page 1

İZMİR ULUSAL MÜZİK SEMPOZYUMU



BİLDİRİLER KİTABI








Editörler:


Paolo Susanni


Uzay Bora

Page 149

147

üniversitesinde 2000 yılının ocak ayından kasım ayına kadar süren bir zaman içerisinde
uygulanmıştır. Süreç başlatılmadan evvel ilgili hastanedeki tedavi otoriteleri konu
hakkında bilgilendirilmiş, psikiyatri servisindeki doktor, hemşire ve yardımcılara
müzikoterapi ile ilgili eğitim verilmiş ve çalışmanın gerekliliği konusunda ikna
edilmeye çalışılmıştır.


Bu araştırmaya yaşları 25 ile 45 arasında değişen 5 erkek ve 5 kadın olmak üzere

10 adet şizofrenik hasta dâhil edilmiştir. Araştırma grubuna 4 aylık süre boyunca
haftada bir kez 40 ila 60 dakika arasında değişen grup müzik tedavi seansları
uygulanmıştır. Yapılan uygulamada hastaların müzik tedavi seanslarına katılımında
aktif müzik tedavi metotları kullanılmıştır. Çalışmada uygulanan aktif terapide
müzikoterapistlerin terapik uygulamaların temeli olan ortak deneyimlerden faydalandığı
belirtilmektedir. Grup müzikoterapide kullanılan müziklere ortak bir anlam
kazandırılmış ve müzik onların grup içerisindeki duyuşsal ilgilerini kontrol etmek ve
cesaretlendirmek için bir araç olarak kullanılmıştır. Çalışmada aktif müzikoterapi
seanslarında yapılan aktiviteler dört grupta toplanmıştır. Birinci aktivite hastaların
vücutlarını bir ritim aleti gibi kullandıkları vücut perküsyon aktiviteleri, ikinci aktivite
hastaların sesleriyle yaptıkları ses doğaçlama aktiviteleri, üçüncü aktivite çeşitli
perküsyon enstrümanlarıyla yapılan perküsyon enstrümanları aktivitesi ve dördüncü
aktivite de şarkı söyleme aktivitesidir. Yapılan bu aktivitelerde ritim, ölçü, ton, armoni
gibi müzikal unsurlar göz önünde tutulmuş ve bunlara uyulmaya çalışılmıştır.


Yapılan araştırmada veriler, içinde klinik servisin bir hemşiresinin de bulunduğu

gözlemciler tarafından tutulan klinik notlar ve tedavi esnasında elde edilen görüntü
kayıtları vasıtasıyla toplanmıştır. Araştırma sonucunda video görüntüleri ve klinik
notlardan elde edilen veriler karşılaştırmalı ve aritmetik teknikler kullanılarak
yorumlanmaktadır. Araştırmanın amacı ise; yetişkin şizofrenik hastalar üzerinde
kullanılan ve önemli bir tedavi aracı olan müzikle tedavinin geçerli kılınması ve
psikiyatri servisindeki tedavi süreçlerine dâhil edilmesinin sağlanması olarak
belirlenmiştir. Çalışma gerek hastalar gerekse klinikler için önemli sayılabilecek
bulguları ortaya çıkarmıştır. Hastalar açısından elde edilen sonuçlar müzikal aktiviteler
süresince katılımcıların müzikal etkileşimleri, katılımlar ve ifadelerinde kayda değer
gelişmelerin sağlandığını göstermektedir. Hastalar kademeli olarak gösterdikleri
gelişimde birbirlerini dinlemeye, kendilerini ifade etmek için müzik yaparken güvende
ve rahat hissetmeye, bir grup üyesi gibi müzik yapmaya, müzik yaparken gözle kontak
kurmaya ve müzik tecrübeleri boyunca duygularını ifade edebilmeye başlamışlardır.


Kupperschmitt, Josette, (2002), “Learning The Piano For Schizophrenics: What

Kind Of Pedagogy For The Therapy?”, “ izofrenikler çin Piyano Ö retimi: Terapi
çin Ne Tür Bir Pedagoji”, isimli bu çalışma 2002 yılında yapılan 10. Dünya Müzik

Terapi Kongresinde sunulmuştur. Bu çalışmada 38 yaşındaki bir şizofreni hastasının, 8
yıl süren ve piyano eğitimine dayalı müzikoterapi yardımıyla gördüğü tedavi süreci
anlatılmaktadır. Çalışmada ilk olarak sürece alınan hastanın yaşadığı sorunlar
anlatılmaktadır. Çalışmadaki şizofrenik hastanın 14 yaşından beri şizofreni rahatsızlığı
olduğu ifade edilmektedir. Hastanın elbiselerini yırtmak, düşünmeden hareket etmek,
evdeki eşyaları kırmak ve kendimi odaya kilitlemek gibi problemler yaşadığı
belirtilmektedir. Hastalığı süresince hastanede tedavi gören bu hastanın, yaklaşık 5 yıl
özel bir terapist tarafından tedavi edildiği anlatılmaktadır. 10 yıl kapalı özel bir serviste

Page 150

148

de tedavi gören hastanın müzikle tanışması, kendisinin piyano çalma isteğiyle
gerçekleşmiştir.


Hastanın piyanoyla tanışması neticesinde tedavi müzikoterapi uygulaması

biçimine dönüştürülmüştür. Bu aşamada ilk olarak piyano çalmanın bazı zorlukları
olduğu ve disipline edilmesi gerektiği öğretilmiş ve her gün 20 dakika pratik yapılması
sağlanmıştır. Çalışmanın devamında hastanın parmaklarını kullanması ve yavaş yavaş
notaları öğrenmesi sağlanmıştır. Daha yapılan ilk çalışmaların içerisinde hasta grup
terapilerinden sıkıldığını ve en kısa zamanda bir piyano alarak bu çalışmaya devam
etmek istediğini ifade etmiştir. 14 yaşında anne ve babasının ayrılmasıyla başlayan
şizofrenik rahatsızlığı boyunca hasta, babasını görmeyi reddetmiş, annesiyle de ortak
yaşamsal bir bağ oluşturmuştur. Çalışmada hastanın bu özelliklerinin iyileştirilmesi ve
sosyal ilişkilerinin kuvvetlendirilmesi amaçlanmıştır. İki yıl süren ilk piyano eğitimi
periyodu sonunda gözlemlerini sürdüren psikiyatristler, hastanın kaygı (anxiety)
sorununda azalma olduğunu ve yeni ilişkiler kurmayı denediğini tıbbi raporlarında
belirmişlerdir.


Devam eden 6 yıl içerisinde hasta reddettiği babasıyla görüşmeye başlamış ve

insanlarla daha fazla sohbet etmeye başlamıştır. Öncesinde ise hasta, ilk 5 yılın sonunda
konser dinlemeye ve gezmeye başlamış, daha çok bestecinin eserlerini çalışır olmuş ve
bu yolla aynı zamanda gördüğü klinik tedavi süreci oldukça azalmıştır. Psikiyatristler
hastayla ilgili tıbbi raporlarında hastanın yüksek bir hızla değiştiğini, sözel anlatımının
geliştiğini ve hastanın piyanoda kendi partisyonlarını çalmaya başladığını not
etmişlerdir. Çalışmanın sonunda hasta konser verecek duruma gelmiş ve psikiyatristler
hastanın kendi yeteneklerini keşfedebilecek kadar geliştiğini belirtmişlerdir.


8 yılsonunda hasta kendi stüdyosunu oluşturmuş, annesiyle oluşturduğu öz

yaşamsal bağ normale dönmüş, sosyalleşmiş ve bağımsızlaşmıştır. Bu durum hastanın 8
yıllık bir dönem içerisinde aldığı müzik terapinin şizofrenik yapısını etkilediği ve büyük
ölçüde iyileşme sağladığını ortaya koymaktadır.


G Kazantzis*, MK Tzoannou, V Kazantzis, CH Mouzakidis and Y Theodorakis,
(2003), “Musıc Therapy ntenvention on ndividuals with psychological disorders a
case study”, “Psikolojik Hastalıkları Olan Bireyler Üzerinde Müzikterapi Müdehalesi
Bir Durum Çalı ması”, isimli çalışma 2003 yılında Yunanistan’da 1. Uluslararası Zihin
ve Davranış Kongresi’nde sunulmuştur. Çalışmada psikiyatrik hastalarda müzik
terapinin etkisi ve bir şizofrenik hasta üzerindeki uygulama sonuçları anlatılmaktadır.
Bildiride ilk olarak yapılan uygulamanın kavramsal temeli belirtmek belirtilmektedir.
Bildiride müzik terapinin duygusal fiziksel ve ruhsal kazanımlar sağladığı belirtilerek,
son dönemde yapılan uygulamaların şizofrenik hastaların olumsuz semptomlarında
azalma sağladığı, diğer insanlarla ilişkilerini kuvvetlendirdiği ve sosyal izolasyonu
kaldırarak dış dünya ile bağlantısını güçlendirdiği ifade edilmiştir. Oluşturulan teorik
temel sonrasında araştırmanın amacı paranoik tipteki şizofrenik hastalar üzerinde müzik
terapinin etkisinin belirlenmesi olarak ifade edilmiştir.


Yapılan vaka çalışmasında 49 yaşındaki paranoik tipte bir şizofren hasta

üzerinde müzik tedavi uygulaması yapılmıştır. Uygulanan müzik tedavi programının
süresi dört hafta olarak belirlenmiş, uygulama haftada iki kez birer saatlik seanslar

Page 298

ISBN 978–975–6339–26–8

Similer Documents